Perşembe , 14 Haziran 2018
Home / YAZARLAR / TİMUÇİN Çelebi / Bayramlık yazı

Bayramlık yazı

Çocuk masumiyeti, hatırlamak ve hatırlanmaktır bayram. Bayram, hep önce çocuklara gelir. Her günü birbirine benzeyen, hayatın rutin akışının dışına çıkıldığı günlerdir çocuklar için bayramlar. Bir kat yeni elbise, yeni ayakkabılar. Büyüklerden alınan harçlıklar ya bayramyerlerinde ya da mahalle bakkalında tüketilir.  Hoş, şimdi bayramyerleri de kurulmuyor, mahalle bakkalları da yerlerini marketlere bırakıyor hızla. Her türlü ‘sosyal aktivite’yi bir arada sunan AVM’ler var şimdi. Sabah giren, akşam çıkıyor.  Dev alışveriş merkezleri kazansın, küçük esnaf taş yesin! Hayatımız gibi birçok şey de değişiyor, “zamanın ruhu” denilen garabete uyum gösteriyor zira.

Hızla kirlenir sonra

İnsanoğlunun masumiyet çağıdır çocukluk. Bir daha o sevecenliği, saflığı, dünyaya pembe gözlüklerle bakma imkanını bulamaz. Hızla kirlenir. Yaşadıklarından, duyduklarından, öğrendiklerinden. İstese de istemese de yaşar bunu. Ve yıllar sonra dönüp çocukluğuna bakar. O günlere yeniden dönebilmeyi ister. Ama mümkün değildir artık. İşte, bayramlar da özlem duyulan o çocukluk günlerinin en renkli karelerindendir.

Hatırlamaktır bayram. Yaşanan güzel günleri, bu dünyadan göçüp giden sevdiklerini, anneleri, babaları, kardeşleri, akrabaları. Hayatta olanları da ziyaret için fırsattır. Bir gün ‘keşke gitseydim’ dememek için.

Hatırlanmaktır bayram. Bayramda çat kapı gelenlerle mutlu olunur. Bir telefon bile yeter sevdiklerinizden gelen. İçiniz ışıldar, bir gülümseme yayılır yüzünüze. Kalabalık sofralarda, kahkahalar atılırken, “En kötü günümüz böyle olsun” sözü en çok bayram günlerine yakışır.

Aydın Boysan da yok

Son yıllarda bayramları tatile çıkma fırsatı olarak görenler de var. Günlük hayatın koşuşturmacası içinde, her yıl günlerin birbirine eklenmesiyle uzayan bayram tatilleri, çalışan kesim için de cazip oluyor. Herkesin tercihi kendine göre, bu konuda kimseyi eleştirme hakkımız olmadığını düşünüyorum.

Yoğun gündemden önce  

“Bayramda kapı kapatılmaz” diyenlerin sayısı giderek azalıyor, “Nerde o eski bayramlar” diyenlerin sayısı ise artıyor. Bu bayram Aydın Boysan da yok. Kim anlatacak şimdi “o eski bayramları.” 5 Ocak’ta yitirdiğimiz yaşam ustası, hemen her bayram televizyon ekranlarında, gazete söyleşilerinde eskinin yaşanmış güzel bayramlarını anlatırdı. İstanbul Samatya’da çocukluğunun geçtiği Narlıkapı’da her dinden insanların yaşadığı mahallede kutlanan bayramları aktarırdı, o tadına doyulmaz uslubuyla.

Bizim yaş kuşağı için bayram öncelikle TRT’de, sabah saatlerinde yayınlanan, büyük klarnet virtüözü Mustafa Kandıralı ve arkadaşlarının çaldıkları oyun havaları demekti. Bayram sabahına neşe içinde başlardı bütün Türkiye. Usta, yaşlandığı için artık yerini daha genç olanlara bıraktı. Ancak pek de yanına yaklaşabilen yok ustalıkta.

Türkiye, tarihinin en kritik seçimlerine gidiyor. Bayramdan sonra seçim var. Bir yandan da Kandil’e operasyon başlatıldı. Önümüzde yoğun bir gündem ve tarihi bir dönemeç daha bulunuyor. Bu önemli günlerden önce bir nefeslenme imkanı da sunacak bayram herkes için.

Bayramınızın bayram gibi ve çocuklar gibi şen geçmesi dileğiyle. Herkese iyi bayramlar!

About ismail inan

Sonraki Haber

‘Türkiye’nin Frank Sinatrası’ aday adayı

Ömrü sahnelerde ve müzik piyasanın içinde geçen, Allah uzun ömür versin, şu an 85 yaşında …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir