Home / YAZARLAR / Ahmet İNAN

Ahmet İNAN

BİZE SIRA GELMEYECEK Mİ?

Ecel-i müsemma, Allah’ın canlı için tayin ettiği ölüm anıdır. Ecel-i kaza da bu tayin edilen ecelin vuku bulması, meydana gelmesidir. Yoksa, “adam düştü de öldü; düşmeseydi ölmeyecekti” demek değildir. Hayır, adam düştü de öldü değil; öldü de düştü; doğru olan ifade tarzı budur. Bazıları zannediyorlar ki, araba çarpıştı, kaza oldu, adam öldü. Eğer bu çarpışma olayı olmasaydı ölmeyecekti diyor. Ehl-i …

Devam

İnsan ömrü yapılması gerekenleri ertelemeyecek kadar kısadır                 

Bildiğimiz gibi şehitler, Rabbimizin katında nimetlendirilmektedir. Şehadetin gerçek karşılığı olan cennetle henüz karşılaşmayan, sadece bazı nimetlerde nimetlenen bu insanlar, kendilerine sunulan bu kısmî nimetlerin karşısında Allah (C.C.)’ın kadrini ve kıymetini çok daha yakından hissederek, çok daha yakından idrak ederek, böyle bir Rabbimiz için, böylesine güzel bir Rabbimizin hoşnutluğu için diyerek, bu arzularını dile getirmektedirler.[17]                Hz. Ömer (R.A.) halife seçilince …

Devam

Şaşmaz Ve Değişmez Kanun -3

Yarın yaparım diyenler helâk oldu. “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Herkes yarın (kıyamet günü için) ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah işlediklerinizden haberdârdır.”[10] Bizler de bu ayet-i kerimenin ışığında yarın için ne hazırladığımıza bakalım. Allah’a kul olduğumuzu hatırlayalım ve lezzetleri kesen ölümü de sık sık hatırlayalım. Ve hiçbir zaman unutmayalım ki: ölüm saati geldiğinde imdat edeceğimiz tek varlık Allah’tır. …

Devam

Şaşmaz Ve Değişmez Kanun -2

Biraz sonra namazım kılınmış ve tekrar omuzlara kaldırılmıştım. Mahallemizdeki kahvehanenin önünden geçerken, her gün iskambil oynadığımız arkadaşlarımın neşeli kahkahalarını işitiyor ve “herhalde ölüm haberimi duymamış olacaklar” diye düşünüyordum. Sesler iyice uzaklaştığında, eğik bir şekilde taşındığımı hissederek mezarlığa çıkan yokuşu tırmandığımızı anladım. Şiddetle yağan yağmurun tabuttaki çatlaklardan sızarak kefenimi yer yer ıslattığının da farkındaydım. Buna rağmen dışarıda konuşulanlara kulak verdim. Dostlarımın …

Devam

ÜÇ AYLAR

Zaman sel gibi akıyor, kainat ömür sayfalarını doldurmakla meşgul. Sanki daha dün uğurladığımız üç. Aylar denen rahmet, bereket, Mağfiret ve Fazilet mevsimi yine geldi ve yine gidecek. İnsan ömrüde öyle… Oda, Ya cennet bahçesi yada cehennem çukuru olan kabre doğru akmaktadır Oraya akmayan, oraya gitmeyen kimseyi gösterebilir misiniz? Hani dedelerimiz, ninelerimiz.. Hani dostlarımız kardeşlerimiz? Hani Allah’a Peygambere, Kur’an’a dil uzatanlar? …

Devam

Şaşmaz ve değişmez kanun -1

Üzerinde yaşadığımız şu ihtiyar dünya nice insanlar gördü. Kimi peygamberdi bu insanların, kimi Ebu Cehil’di. Kimi mü’mindi, kimi kâfir… Kimisi Sıddık’ti, kimisi Nemrut… Kimi “… Yâ Rabbi! Vücudumu öyle büyüt, öyle büyüt ki cehennemi yalnız ben doldurayım, diğer kulların girmesin.” [1] Derken, kimi “Sizin Allah’ınız öldürüp diriltebiliyorsa, pekâla ben de öldürür ve diriltirim” [2] diyebiliyorlardı. Onlar dediler, yaptılar, ettiler ve …

Devam

YARIN Ki HESABA HAZIR MIYIZ?

İster iman etsin, ister etmesin herkes, bu dünyada Yaptıklarının hesabını bir gün mutlaka verecektir. Yerde yürüyen küçücük. Bir karıncadan aya. Güneşe varıncaya kadar her şey, bir hesap içinde hareket ederken, insanın hesapsızlık çukuruna yuvarlanması kadar korkunç bir cinayet düşünülemez. Bakınız Cenabı, hak, nasıl ikaz ediyor: Yoksa insan, Allah’ın verdiği ömrün dolmayacağını mı zannediyor? İnsan, “Kimsenin kendisine mutlaka güç yetiremeyeceğini mi zannediyor?” (Beled suresi ayet;5) İnsan, “Kendisini hiçbir kimsenin görmeyeceğini mi sanıyor!” (Beled Suresi ayet;7) İnsan, “Kendisinin başıboş bırakılacağını mı zannediyor?” (Kıyamet …

Devam

İNSANIN ÖNEMİ VE DEĞERİ (4)

* Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:     “Kıyamet günü aziz ve celil olan Allah şöyle buyuracak: “Ey âdemoğlu! Ben hasta oldum beni ziyaret etmedin!” Kul diyecek: “Ey Rabbim, Sen Rabbülâlemin iken ben seni nasıl ziyaret ederim?” Allah(cc) diyecek:  “Bilmedin mi, falan kulum hastalandı, fakat sen onu ziyaret etmedin, bilmiyor musun? Eğer o kulumu ziyaret etseydin, yanında beni bulacaktın! “ Allah (cc) diyecek:     “Ey âdemoğlu ben senden yiyecek istedim ama sen beni doyurmadın? ” Kul diyecek: ”Ey …

Devam

İNSANIN ÖNEM VE DEĞERİ (3)

Gökler, yer ve dağlar, o büyüklükleriyle beraber, Allah’ın emanetini taşıyabilecek kabiliyetten uzaktırlar. Onlar, ancak insan için birer tefekkür sayfası olabilirler. Şu hadis-i kudsi’de de, bu mânâyı te’yid eder: “Ne gökler ne de yer beni içine alamadı. Fakat mü’min kulumun kalbine yerleştim.” İnsanın Kalbi Nazargâh-ı İlahidir. Ne dağlar, ne sahralar güneşi kemaliyle gösterir. Fakat küçük bir ayna, net bir şekilde güneşi yansıtır. Mekândan  münezzeh olan Allah’ın mü’min kulunun kalbine yerleşmesini bu misalle …

Devam

İNSANIN ÖNEMİ VE DEĞERİ (2)

İnsan, ucu bucağı bilinmeyen varlık âlemi içinde, eşsiz bir konuma sahiptir. Ruhuyla, cesediyle Allah’ın en antika bir sanat eseridir. Kur’ân-ı Kerim, insanın bu özellikteki yaratılışını “Ahsen-i takvim”  ile ifade eder. “Biz elbette insanı en güzel biçimde yarattık.”[]                    En güzel konumda yaratılan insan, arzın halifesidir. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: Bakın ben yeryüzünde benim hükümlerimi uygulayacak bir halife, bir temsilci yaratacağım dedi.”[3] Yani, içinde yaşadığımız şu …

Devam