Cumartesi , 16 Haziran 2018
Home / YAZARLAR / BİLGE KEYKUBAT / Gözyaşları ile adaya hayat veren ağaç

Gözyaşları ile adaya hayat veren ağaç

Yunanistan’ın ülkemize en yakın adalarından, tarihi Mitolojik devirlere dayanan, Felsefenin ve Mitolojinin en önemli noktalarından olan, Homeros’un doğduğu yer olduğu düşünülen Sakız Adası (Chios); Sakız ağaçları (Pistacia lentiscus) (Türkçe: sakız, Yunanca: μαστίχα mastíkha ) ve sakızı ile ünlüdür.

Aromatik reçinesi için yetiştirilen 4 m’ye kadar büyüyen Pistacio cinsinin Kaju ailesinin küçük bir ağacıdır, Sakız Ağacı.

Sakız Ağacı (Pistacia lentiscus), Akdeniz’de kuru ve kayalık bölgelerde yetişen çalı formunda bir ağaçtır. Ağır donlara karşı oldukça dayanıklı olan ve kireçtaşı veya tuzlu olmak üzere neredeyse her türlü toprakta yetişen bu sayede de denize en yakın alanlarda bile yetişebilen ağaçtır. Bu özellikleri ile çok eski tarihlerden beri her türlü koşullara, sert rüzgarlara, sarp kayalıklara, denizin nemine, savaşlara ve biz insanlara rağmen ayakta kalabilmiştir.

 

Bu derin geçmişinin izlerini de gözyaşlarında bizlere sunan sakız ağacı reçinesinde; tarihin izlerini, mitolojinin gücünü, felsefenin özgünlüğünü, sert rüzgarların yıpratıcılığını, denizin ferah kokusunu, savaşların acısını, barışın mutluluğunu, kırılganlığı ve aşkı bulmak mümkündür.

Hasatı Haziran – Eylül ayları arasında yapılan ve kanayan ağaç, ağlayan ağaç, kokan ağaç, adaya hayat veren ağaç da diyebileceğimiz Sakız ağacının reçinesi, ana dalların kabuğunda yapılan küçük kesiklerden ağaçların kanaması ve aşağıda özel olarak hazırlanmış zemine damlaması ile toplanır.  Toplandıktan sonra elle yıkanır ve tekrar erimeye başlayacağı için, güneşten uzak olarak kurumaya bırakılır.

Bazı akademisyenler tarafından, İncil’de bahsedilen Baca Vadisindeki bakha’yı sakız bitkisi ile tanımlandığı da bilinmektedir. Bakha sözcüğü, ağlama veya ağlama için İbranice sözcükten türetilmiştir. Sakız bitkisi tarafından salgılanan reçinenin “gözyaşları” na atıfta bulunulduğu düşünülmektedir.

Dünyanın herhangi bir yerinde sakız ağacı yetişebilir. Ancak reçinesini, sakızını damlatmaz; damlatsa bile adadaki özelliklerini sergilemez. Sadece Sakız Adası’nın güneyinde, istenilen özelliklerini sergiler. Daha ilginci, adanın kuzeyinde bile güneyindeki özelliklerini sergilemez. Sadece adanın güneyindeki  ‘Mastichoria’ denilen, bir üçgende sakız elde edilir.

Adanın özellikle de güneyinde yaşayan yerlileri yaşamlarını, varlıklarını sakız ağacına bağlarlar. Gözyaşları bize hayat verdi, iş verdi derler. Geçmişi mitolojiye dayanan kutsal sakız ağacı  “Gözyaşları ile adaya hayat veren ağaç” olarak tarihte altın harflerle yerini almış durumda.

Yaşlı nüfusun yoğun iş gücü göstererek var ettiği sakız damlaları tek tek temizlenerek elde edilir. İşgücü çok yoğun olan sakız üretimi nasırlı ellerin, terli alınların nurları ile var edilir.

Böyle bir bitkinin hikayesinin insanlara mutlaka anlatılması gerekliliğine inanıyorum. Senin benim demeden yüzyıllara direnmiş bu kadim ağaç el birliği ile var ettirilmeli.

Bütün bunları niye anlattım;

Sakız adasına son seyahatimizde sevgili dostumuz Rena Pagoudi-Damigou ile Pyrgi, Rachi sitesi (Tepeki) 82102 Sakız Adası Yunanistan adresindeki Sakız Müzesine gittik.

Güney Sakız Adası’ndaki Mastichochoria’da bulunan ve Pire Bankası Kültür Dairesi tarafından desteklenen Sakız Adası Mastiç Müzesi , 11 Haziran 2016 tarihinde kapılarını halka açmış. Müze, halkı ve müzeyi ziyarete gelenleri üretim tarihi, ekimi ve sakız işlemesi hakkında eğitmeyi amaçlıyor. Sakız Adası Sakız Yetiştiricileri Derneği tarafından açılan arazide özel olarak oluşturulmuş bir binada yer alıyor.

Müzede özellikle, UNESCO’nun geleneksel sakız yetiştiriciliğini 2014 yılında İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsilcisi Listesi’ne dahil etmesiyle, Sakız Adası ürününün işleyişine ve sürdürülebilirliğine vurgu yapılmakta.

Adanın tarihini oluşturan temel taşı olan sakızın tarihçesi, üretimi, ayrıştırılması ve ticaretini anlatan yazılar, resimler, filmler ve harika bir müzik eşliğinde anlatılmakta. Müzik ile birlikte insanın tüyleri ürperiyor, geçmişten günümüze zahmetli yolculuğu o kadar iyi anlatıyor ki etkilenmemek elde değil. İnteraktif unsurlarla aktarılan bu eşsiz müze adanın görülmesi gerekli en önemli noktaları arasında.

Müze içerisindeki kafeteryası ve alışveriş merkezi ile tamamlanması gereken bir gezi noktası. Alış veriş yapmak için de fiyatları gayet uygun.

Sadece Pirgi veya Mesta’ya giderken uğranacak bir yer olarak düşünmeden, direk müzeye ziyaretinizi yapmanızı tavsiye ederim.

About ismail inan

Sonraki Haber

Takviye Edici Gıdalar ve Et Sektörü İlgi Odağı

Sektör o kadar hızlı bir sektör ki her geçen gün yeni bir olay, her geçen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir