Perşembe , 14 Haziran 2018
Home / YAZARLAR / SEMİH KURU / Kült Korku Filmi Yeni Çevrimiyle Korkutacak

Kült Korku Filmi Yeni Çevrimiyle Korkutacak

Bu yılın sonlarına doğru beyazperdede çok özel bir korku filminin yeniden çevrimini izleyeceğiz. Sinema tarihinde müstesna bir yeri olan ve şimdiye kadar yapılmış en iyi korku filmlerinden biri olarak kabul edilen 1977 tarihli Suspiria, vizyona girmesinin 41. yılında geçtiğimiz yıl çektiği “Call Me By Your Name” adlı filmiyle adından sıkça söz ettiren Luca Guadagnino’nun yönetmenliğinde yeni bir çevrimle izleyici ile buluşacak.

Bilindiği üzere İtalyan yönetmen Dario Argento’nun başyapıtı olarak nitelendirilen Suspiria, dünyaca ünlü bir dans okulunda eğitim almak üzere gelen Suzy’nin, okulda karşılaştığı esrarengiz ve ürkütücü olaylara tanıklık etmesini konu alıyordu.

Filmde Argento’nun ana renkleri ustalıkla kullanması, parlak kırmızılar ve yeşil ışıklar tüm filmi adeta bir halüsinasyon derecesine ulaştırıyordu. Suspiria’nın gücünü artıran bir diğer önemli faktör ise şüphesiz filme hakim olan doğaüstülüktü. Karaorman’daki bu dans okulundaki odalar insan tarafından inşa edilmiş olmaktan daha ziyade  canavar bir hayalin ürünü gibi hissettiriyordu. Suspiria dünyasının kötülüğü o kadar netti ki, izleyen için oldukça ezici oluyordu.

Peki vizyona girmesine daha aylar olmasına karşın neden bu filmi yazma gereği hissettim? Çünkü filmden ilk fragman bu hafta içinde yayınlandı. Fragmandan önce ise 26 Nisan 2018’de Las Vegas’ta gerçekleşen CinemaCon’da yönetmen Luca Guadagnino filmden bir bölüm izletmiş. Dolayısıyla filme ilişkin ilk görüşler de yavaş yavaş oluşmaya başladı. İşittiğime göre bir öğle yemeği esnasında izletilen ve “ürpertici görüntüler” içeren bu sahnelerin çekiminden sonra filmin başrol oyuncusu Dakota Johnson terapiye gitmesi gerektiğini ve izleyicinin de aynı deneyimi paylaşabileceğini söylemiş.

İlk filmde Jessica Harper’ın canlandırdığı Suzy Bannion karakterini yeniden çevrimde Dakota Johnson canlandırırken Joan Bennett’in canlandırdığı Madam Blanc’a ise Tilda Swinton hayat verecek.

Bilindiği üzere ilk filmi özel yapan bir diğer yanı ise izleyicide farklı bir görsel-işitsel deneyime sebep olan şiddet ve erotizmle sentezlenmiş İtalyan progressive rock grubu Goblin’in müzikleriydi. Hatta nasıl Suspiria için Dario Argento’nun başyapıtı ifadelerini kullanıyorsak aynı şeyleri Goblin’in soundtrack albümü için de söyleyebiliriz. İşte ikinci filmde de yönetmen müziklere ayrı bir önem vermiş ve filmin müziklerini İngiliz alternatif rock grubu Radiohead’den Thom Yorke’a emanet etmiş.

Bilindiği üzere başarılı filmlerin yeniden çevrimleri daha çok ticari kaygılarla yapılıyor ve çoğu zaman ilk filmin başarısının yanında bile geçemiyor. Ancak; The Fly (David Cronenberg), Maniac (Franck Khalfoun),The Thing (John Carpenter) gibi az sayıda yeniden çevrim başarılı olabiliyor. Bununla birlikte CinemaCon’da Suspiria’nın yeniden çevriminden bir bölümü izleyenler oldukça olumlu tepkiler vermişler. Filmden sadece bir sahne izletilmesine karşın izleyenler yönetmenin “kendi Suspiria”sını yaptığı ve gerçek anlamda korkunç olduğu konusunda birleşiyorlar.  Geçtiğimiz yıl 40. yılına özel olarak restore edilerek yeniden izleyici ile buluşan Suspiria gibi iddialı bir filmin tekrar çevriminde neyle karşılaşacağımızı ise zaman gösterecek.

About ismail inan

Sonraki Haber

Kavga Büyüyor

Amerikan dijital yayıncılık platformu Netflix ile sinemacılar arasındaki kavga giderek büyüyor. Son olarak 8-19 Mayıs …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir