Cumartesi , 7 Nisan 2018
Home / YAZARLAR / Tarık GÖK / Paha biçilmez rota LİKYA YOLU

Paha biçilmez rota LİKYA YOLU

Likya  Anadolu’nun Teke Yarımadası’nı kapsayan antik bir bölgedir. Aynı zamanda bu bölgedeki antik kentlerin oluşturduğu bir federasyon ve daha sonra da Roma İmparatorluğu’nun bir eyaletidir. Likya’ya  “Işık Ülkesi” de deniliyormuş. Fethiye’den yola çıkıp Antalya’da noktalanan ve Teke Yarımadası’ndaki patikaları kapsayan yürüyüş rotası tarihten aldığı isimle ‘Likya Yolu’ olarak isim verilmiş.. Bu yol benim 1999’dan beri gidip kısım kısım yürüdüğüm bir yoldur. Tam parkur 509 km olup yol boyunca 19 antik Likya kentinin kalıntılarını geçerek parkuru tamamlarsınız. Bunlardan bazıları (Antiphellos, Sdyma, Letoon, Limyra, Simena, Xanthos, Patara, Apollonia, Chimera, Myra, Olympos, Phaselis) dır.  Patikaların tümü hemen hemen sahil şeridinden geçmektedir. Bu yolu baştan sona yürümek için toplamda 30 güne ihtiyaç duyarsınız. Tabi bu süre biraz azalabilir ve çoğalabilir. Bu rota 1999 yılında doğa yürüyüşçüsü ve yazar Kate Clow tarafından kültür turizmine kazandırılmış ve 509 km boyunca bu parkur işaretlenmiştir. Yani kaybolma veya yolu bulamama şansınız hemen hemen hiç yoktur. Yürüyüşün en uygun zamanları bahar ve sonbahardır. Ama ben kesinlikle bahar aylarını tavsiye ederim çünkü o doğadaki çiçekleri görme şansınız olacaktır.

 

IMG_8634

Fazla yükten kaçının

 

Yürüyüş günde minimum 4-5 maksimum 8-10 saattir.  Yolda yürür iken tek sorun olabilecek konu suyu bulmak ve ona göre su ihtiyacını gidermek bence en önemlisi olup bu ihtiyacı da birçok yerde olan su kaynaklarından giderebilirsiniz. Konaklama konusuna gelince hemen hemen her noktada bungalovlar kurulmuş ve Likya yolu bir turizme dönüşmüştür. O yüzden kalacak yer bütün parkur boyunca iyi organize edilmiştir. Kalınması gereken birkaç ver var benim kanımca güzellikleri açısından, oda size kalmış çadırı taşımaya değip değmeyeceği. Benim önerim şu yönde olacaktır. Kesinlikle fazla yükten sakının. Yanınıza aldığınız eşyalar minimum seviyede olsun. Ben şahsen çadır taşımazdım. Parkurun bazı noktaları gerçekten inişli çıkışlı. Ama tabi bütün parkur çadır ile daha ucuz ve doğa ile iç içe oluyor. Tabi burada bu sefer yemek olayı devreye giriyor. Yemeği de beraberinde taşımak bu sefer sizi beklemediğiniz kadar zorlayacaktır. Likya yoluna eğer Fethiye tarafından başlayacak iseniz , başlangıç noktanız Ovacık olacaktır. Başlangıçtan sonra önünüze çıkacak olan Kayaköy benim en çok sevdiğim köylerden biridir. Bu köy zamanında tamamı rum 3000 nüfuslu bir köydü. Günümüzde halen 40 hanesi ayakta kalabilmiş ve uzun zaman önce terkedilmiş bir yerleşim yeridir burası. Tam ortasında hakim bir noktada gördüğüm en güzel kiliseye sahiptir Kayaköy. İşte buradan geçerek baba dağın eteklerini tırmanarak Ölüdeniz’i görebildiğiniz en güzel manzara ile görürsünüz. Oradan Faralya’ya gelip burada 1 gece kayaların üstündeki bungalovlarda konakladıktan sonra yolumuz Kabak’a gelir. Kabak’ı görür görmez açık olursunuz. 1 gece yerine iki gece ve hatta üç gece kalmak isteyeceksiniz. Ama yolunuz uzun ve tekrar yola çıkarsınız. Likya yolunun en zor tırmanışlarından bir tanesi ile karşı karşıyasınızdır. Kabak’dan Alınca’ya varmanız gerekir. Yukarıya baktığınızda nerden geçeceğinizi kestiremezsiniz. Çünkü karşınızdaki dağlar geçilmez görünür gözünüze, ama Likyalılar bulmuşlardır en iyi ve geçilebilecek yolu. Alinca’ya varınca bir oh çekersiniz. Manzara inanılmazdır. Buraları neden daha önceden keşfetmedim diye kendinizi sorgulamaya başlarınız. İsterseniz Alıncıda bir gece kalın ama yürüseniz bence daha iyi olur. Burası antik Likya kentidir. Harabeleri gezip yolumuza devam etmemiz gerekir. Yolumuzun üstünde Letoon antik şehirde vardır. Buradan uzun bir yürüyüş ile birlikte Türkiye’nin en uzun plajından geçerek (18 km) Patara köyüne  ulaşıp burada dinlenebilirsiniz.

 

IMG_7912 (1) - Kopya

Noel Baba’nın doğduğu yer

Patara bildiğimiz Noel babanın doğduğu yer olduğu söylenmektedir. Benim için çok özel bir yer. Vaktiniz olursa kesinlikle antik şehri gezmenizi tavsiye  ederim. Patara’dan Bezirgan’a uzun bir yürüyüş bizi bekliyor olacaktır o yüzden iyi dinlenmeniz gerekiyor. Akbel’e kadar yürüdükten sonra buradan sonrası Likya yolu Kalkan’a giden giden asfalt üzerinden devam ediyor. Bu asfaltta bir süre yürüdkten sonra sağ tarafta müthiş Kalkan manzaraları ile karşılaşacaksınız. Bezirgan’da güzel bir uyku çektikten sonra Gökçeören’e doğru tekrardan yola çıkıyoruz. Bir süre su kanalı boyunca ilerleyen bir yoldan ilerledikten sonra tepelerin arasından bir geçide ulaşıyorsunuz. Pınarı geçtikten sonra tekrardan Kalkan’a giden asfalta iniyoruz. Bu asfalt yol bizi birsüre sonra meşhur Kaputaş vadisinden Kaputaş plajına götürecektir. Gördüğüm en güzel plajlardan biri işte karşımda. Hava kararmadan Gökçeören’e varıyorum ve ilk işim eşyalarımı yıkayıp uyumak oluyor. Sabahın erken saatlerinde horoz sesiyle uyanıp adımlarımı Susuz’a doğru atmaya başlıyorum. Susuz parkuru zor bir parkur.  Burada dik tırmanışlar bizi bekliyor. Yolun sonunda kalıcak sadece bir tahta divan var. Geceyi burada konaklamanız gerekecek. Ama inanın o yorgunlukla dünyanın en rahat yatağı gibi gelebilir. Susuz’dan Kaş’a gidiyoruz. Bu yol genelde inişli bir yol ama inişte insanı zorlayan bir şey. Özellikle sırtınızda bir yük var ise. Kaş’a vardıktan sonra medeniyete gelmiş gibi hissedebilirsiniz. Burada 2 gün kalmak isteyenler olabilir. Kaş’dan sonraki hedefimiz Aperlai olacak.  Bu yol kıyı şeridi boyunca yapılacak yürüyüşler ile tamamlanıyor. O yüzden yanınıza bol su alın. Bu yolda su kaynakları oldukça sınırlı. Yol boyunca deniz manzaralı kaya mezarlıklarını geçiceksiniz.  Aperlia’ya vardınca etrafınıza baktığınızda harabeleri görüceksiniz. Ya burda kamp yapacak ya da olan 2 evden yardım istemeniz gerekiyor.

İstikamet Kekova

Aperlia batık kentte bir gece kaldıktan sonra istikamet Kekova. Bu yol alıştığımız günlerin yürüyüşüne göre biraz kısa bir yürüyüş. Yolun sonunda Kekova’ya varacaksınız. Kekova’yı ben ilk gördüğümde gözlerime inanamamıştım. Giderseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Burayı gezin ve coğrafyanın tadınız çıkartın. Kekova’dan sonra Demre’ye varmamız gerekiyor. Demre’ye doğru 22 km yürüdükten sonra karşımıza yine asfalt çıkacaktır. Tanrıların yurdu Musa dağının tepesinden geçerek Olympos’a vardığınızda zaten her şey sizi büyülemeye başlayacaktır. Antik yerleşimi gezerken kaybolmanın vermiş olduğu zevki ve Yanartaş tırmanırken o manzarayı görmeyi unutmayın. Her zevke ve ortama göre bungalov bulma şansınız var. Burada 2 gece konaklayın bence. Zaten bunu hakkettiniz. Buradan sonra Phaselis’e geçmekte heyecan verici olacak. Phaselis’e deniz kenarından yürüyerek çam ağaçlarının eşliğinde varıyoruz. Phaselis Likya bölgesinin önemli bir liman kentidir. Bu antik yerleşimi gezin ve tadını çıkartın. Bundan sonra artık deniz bitti. Karşımızda dağlar var. Denize güle güle deyip Gedelme’ye doğru yola koyuluyoruz.

IMG_7979 - Kopya

Zirveye tırmanıyoruz

Buradan sonra tahtalı dağının zirvesine yükseleceğiz. İhtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra  tahtalı dağının zirvesine doğru yola çıkıyoruz. Gerçek bir zirveye tırmanacağız. 2000 metre üstüne çıkacağız. Burada dikkat etmek gerekiyor. Zirvede bulut var ise yürüyüşünüzü iptal edin. Göynük’de bir pansiyonda kaldıktan sonra Likya yolunun son gününe adım atıyoruz. 19 km lik bir yürüyüşten sonra işte son noktaya vardık. Likya yolunu yürüyerek bitirmiş olduk. Bu yol hepimiz için bir patika değildi artık. Himalayalar yürüyüşümde de aynı duygular vardı. Hisarçandır’a varmak Everest’e varmak kadar güzeldi. Umarım sizde birgün kendi Everest’inize varırsınız.

İyi yürümeler…

 

About gizem

Sonraki Haber

Everest’in yolları taştan

İnternet üzerinden tanışıp ve kurmuş olup ama yüzyüze Nepal’de tanıştığımız 5 kişilik ekibimizle Jiri bölgesine …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir