Perşembe , 14 Haziran 2018
Home / YAZARLAR / Av. Nazlı Gaye ALPASLAN / Sahte belge düzenleme amacı ile kurulan şirketler-2

Sahte belge düzenleme amacı ile kurulan şirketler-2

Uygulamada vergi daireleri adresinde bulunmayan ya da o anda yoklama memurları

tarafından yoklama sırasında bulunmayan  mükelleflerin  bu yoklama  işlemlerinin  en az 2 kez farklı tarihlerde takip edilmesi gerekmektedir.  Buna rağmen, adresinde bulunmayan  mükelleflerle ilgili sahte belge düzenlediği konusunda vergi inceleme raporu bulunmayan mükelleflerin mükellefiyetleri resen silinemeyecektir.   Gayrifaal ve adresinde bulunamayan şirketler ise  geçici olarak mükellefiyet kayıtları kapatılabilir. Bu mükelleflerin herhangi bir şekilde  ortaya çıkması halinde düzenlenecek yoklama fişleri ile tekrar mükellefiyet kayıtları açılacaktır.

Öte yandan, uzun zamandan beri çalışmayan içi boş gayrifaal şirketler bir şekilde fesh ve tasfiye hükümlerine göre tasfiye edilmeleri halinde  mükellefiyet kayıtları yeniden açılacaktır.  Vergi daireleri uygulamada adresinde bulunmayan şirketler  için vergi incelemesine sevk işlemi yapmak suretiyle aynı anda da  mükellefiyet kayıtlarını kapatmaktadırlar.  Bu aşamada mükellefin bağlı olduğu meslek kuruluşuna hiçbir şekilde bilgi verilmemekte ve  ilgili oda ile yazışma yapılmamaktadır.

Oysaki,  213 sayılı VUK’nun 160. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş olup, maddenin sonuna eklenen yeni fıkra ile adresinde bulunmayan şirketler hakkında  sahte fatura düzenlediği konusunda somut bir tespit bulunması halinde durum bir vergi inceleme elemanı raporu ile bu mükelleflerin vergi kayıtları  terkin olunmaktadır.  Uygulamada  bu madde hükmü vergi daireleri tarafından yanlış tatbik edilerek pek çok iyi niyetli mükellef hakkında yanlış kanaatler nedeniyle bu mükelleflerin vergi kayıtları sonlandırılarak çeşitli mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ortada herhangi bir vergi  inceleme raporu bulunmazken  mükelleflerin  sahte fatura düzenledikleri iddiasıyla mükellefiyet kayıtların tek taraflı silinmesi hukuka uyarlı bir uygulama olamaz.

Diğer yandan, 213 sayılı VUK’nun 160/3 md hükmüne göre esasen vergi mükellefiyet kayıtlarının  silinebilmesi için kesinleşmiş bir mahkeme kararının da aranması gerektiği bilinmektedir. Aksi  takdirde idarenin  vergi mükellefiyetini kapatma konusunda genişletilmiş somut bir yetkisi yoktur.  Böyle bir yetkinin idarelere verilmesi  durumunda  keyfi bir uygulama olup, idare  bu yetkiyi gelişi  güzel kullanabilir. Mükellefiyet hakkı anayasal  bir haktır. Böyle bir anayasal  temel  hakkın kullanımı idarenin inisiyatifine bırakılmamalıdır.

About ismail inan

Sonraki Haber

Mali Tatilin Muhasebe Uygulamalarına Etkileri-1

Mali  Tatil İhdas Edilmesi Hakkındaki 5604 Sayılı Yasa gereği her yıl  1 Temmuz ila 20 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir