Cumartesi , 7 Nisan 2018
Home / YAZARLAR / Ahmet İNAN / Şaşmaz Ve Değişmez Kanun -3

Şaşmaz Ve Değişmez Kanun -3

Yarın yaparım diyenler helâk oldu.

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Herkes yarın (kıyamet günü için) ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah işlediklerinizden haberdârdır.”[10]

Bizler de bu ayet-i kerimenin ışığında yarın için ne hazırladığımıza bakalım. Allah’a kul olduğumuzu hatırlayalım ve lezzetleri kesen ölümü de sık sık hatırlayalım. Ve hiçbir zaman unutmayalım ki: ölüm saati geldiğinde imdat edeceğimiz tek varlık Allah’tır. O’ndan geldik. O’na döneceğiz.

Duyduğu bir rahatsızlıktan dolayı doktora giden ve muayenesi sonucu öleceğini öğrenen insanın durumu ne olur hiç düşündünüz mü?

Bu insanın dünyası ve dünyaya bakışı bir anda değişir. Sevdiği birçok şeye karşı, sevgisini yitiverir. Anlamlı gördüğü birçok şey anlamsızlaşıverir. Şu an dert edindiği birçok şey, dert olmaktan çıkar. Korktuğu birçok şeyden korkmaz olur. Elli yıl çalışarak biriktirdiği milyarları, elli gün daha fazla yaşamak için vermek ister.

Bu insan Müslümansa, ne yazık ki bu Müslüman da da değişiklikler olur. Ölüm haberine her an hazır olan, bu haberi her an bekleyen bir müslümanda olmayacak değişiklikler, zamanımızdaki birçok Müslüman da oluverir.

Ölüm haberini alan bu Müslüman bir anda kendisine geliverir. Öldükten sonra hesaba çekileceğini bildiği için, başını arkaya çevirerek hesap vereceği yaşantısına bakar.

Sevdiği Rabbi için yapmadığı, ertelediği, geciktirdiği bütün güzel eylemler bir dağ gibi yığılır önüne!…

Ağlamaya, hüngür hüngür ağlamaya başlar…. Öleceği için değil, amel heybesini güzel amellerle dolduramadığı için, göğsünü ve gönlünü gere gere:

“Ey güzel Allahım, Ey güzel Rabbim, bana lütfettiğin ömrümle, Sana amellerimi getirdim” diyemeyeceği için ağlar ve ağlar ve ağlar…

Tabii ki geçmiş bir idrak, gecikmiş bir gözyaşlarıdır bunlar…

O halde sizler, sizler geç kalmayın canlar, gecikmeyin arkadaşlar!…

Şimdi gülüp, ölürken ağlayanlar değil,

Şimdi ağlayıp, ölürken gülenlerden olun…

Vakit öldüren ölülerden değil, dipdiri eylemlerle vakitlerini dirilten, dirilerden olun.

Çünkü sizlere bir doktor, bir profesör, bir kâhin değil, sizleri yaratan Allah ve Rasülü bildiriyor: “ÖLECEKSİNİZ…”[11]

Her gün kendi nefislerimize yönelttiğimiz “Bugün Allah için ne yaptın?” sorusunu aşarak, “Koskoca yirmi dört saattir, Allah için yapmam gereken, neleri yapmadım?” sorusunu sormamız gerekir. Çünkü muhteşem hesap gününde Allah için yaptıklarımızdan değil, yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğiz.[12]

Rebi bin Heysem evinde bir mezar kazdırdı. Kalbi katılaştığı zaman kabre girer ve bir saat orada yatardı. Sonra şu ayeti okurdu:

“Nihayet onlardan her birine ölüm gelip çatınca şöyle diyecektir: – Rabbim, beni dünyaya gönder.”[13]

Sonra mezarından çıkar ve kendi kendine şöyle seslenirdi: – Ey Rebi! Bak geri çevrildin. Geri çevrilmeyeceğin an gelmeden önce iyi amellerde bulun.”[14]

Günde beş köşeye giderek boş vakit geçirebilen Müslümanların, zaman zaman bir köşeye çekilip tevbe ve istiğfarla Allah’ı zikretmesini de bilmeleri gerekir. Çünkü bilinçli bir şekilde tevbe ve istiğfarla geçireceğimiz bu anlar, basit bir örnekle banyoda geçirdiğimiz arınma ve temizlenme anları gibidir. Allah’ı zikrederek geçirdiğimiz ve geçireceğimiz böylesi anları, bu anlamda değerlendirdiğimiz anlar olacaktır. [15]

Cehennemlikler ise, yaşadıkları fırsatların değerini, bu fırsatları kaçırdıktan sonra anlayan kimselerdir. Dünyada iken televizyon, sinema ve değişik eğlencelerle vakit öldüren kimseler, öldürdükleri vakitlerin değerini ancak o zaman anlamışlardı. Nitekim kendilerine verilen fırsatların değerini, ancak öldükten sonra anladıkları için, bu fırsatları tekrar yaşamak ve tekrar dünyaya dönmek isterler:

“Suçlu-günahkârları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz gördük ve işittik: şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, Salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız.” Diye yalvaracakları zamanı bir görsen!”.[16]

Dünyaya dönmek isteyen bir de şehitler vardır. “Ya Rabbi! Bizi dünyaya döndür, tekrar şehid olalım, tekrar şehid olalım, tekrar tekrar şehid olalım” derler.

About akif cakmak

Sonraki Haber

YARIN Ki HESABA HAZIR MIYIZ?

İster iman etsin, ister etmesin herkes, bu dünyada Yaptıklarının hesabını bir gün mutlaka verecektir. Yerde yürüyen küçücük. Bir karıncadan aya. Güneşe varıncaya kadar her şey, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir