Cumartesi , 12 Mayıs 2018
Home / YAZARLAR / EMİN VAROL / Tarımsal artıklar değerlendirilmeli

Tarımsal artıklar değerlendirilmeli

 

Daha fazla enerji güvenliği ve sürürülebilir enerji yönetimi için en yaşamsal  konulardan birisi de tarımsal artıkların değerlendirilerek biyoenerjiye dönüştürülmesi.

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) verilerini incelediğimizde, tarımsal artıkları biyoenerjiye dönüştürme-değerlendirme ile, 2023 yılına kadar eneri tüketiminin yüzde 20’sini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedefleyen Türkiye’nin potansiyelini analiz ettiğini görüyoyruz.

Ülkemiz belirli bir biyokütle hedefine de sahip. Mevcut yer fıstığı kabuğu, antepfıstığı kabuğu, fındık kabuğu, mısır koçanı ve mısır kabuğunun doğrudan yanmasıyla üretilen enerji, sığır ve kanatlı gübresi, ayçiçeği başlarının anaerobik sindirimi (*) yoluyla üretilen enerji, ülkemizin ulaşmak istediği biyokütle enerjisi hedefi için yeterli olabilir.

Ülkeleri yönetenler ve seçenek oluşturucuların çoğu zaman gözden kaçırdığı umut verici bir gelişme ise kullanılmayan tarımsal artıkların ısıtma, pişirme ve elektrik için biyoenerji haline dönüştürülmesi.

BM Gıda ve Tarım Örgütü ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın bu konudaki araştırmaları ve değerlendirmelerini incelediğimizde hükümetlerin, tarımsal kalınltıların istikrarlı ve uzun vadeli arzını temin erden ve iyi işleyen biyokütle incirini geliştirmesi için atması gereken adımların taslağını çıkardığını görüyoruz.

FAO doğal kaynaklar yetkilileri, “BEFS yaklaşımı (*), ülkelerin enerji pohlitikası oluşturucuları, kendi ülkelerindeki biyoenerji gelişimi hakkında bilinçli kararlar almalarına yardımcı olurken, enerji ve gıda güvenliğini de desteklediğini belirtiyor;

EBRD enerji verimliliği ve iklim değişikliği ekibinin uzmanları ise, “Bizim için öncelikli yatırım, ülkelerin enerji verimliliğini ve enerji tasarruflarını iyileştirmelerine yardımcı olmaktır. Bu ise; ülkelerin sera gazı emisyonlarını ve iklim değişikliğini azaltma çabalarını geliştirmekte, üretim maliyetlerini düşürmekte ve rekabetçiliği artırmaktadır” diyorlar.

EBRD ayrıca, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve 2100 yılına kadar küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelere oranların 2 derece altına düşürmeyi amaçlayan Paris Anlaşması uyarınca uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmelerinde ülkelere yardımcı  oluyor.

Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik için ilerlemeye istekli olan ülkelerle birlikte, yurt içinde ürettiğimiz tarımsal kalıntıları da kapsayan yenilenebilir enerjilerin artan oranda kullanımı, artık üzerinde çok fazla düşünmeyi gerektirmeyen bir durum haline geliyor.

Bütün bu yukarıda saydığımız faktör ve verileri inceleyerek diyoruz ki;

“Temiz ve yenilenenebilir enerji, karşı karşıya olduğumuz birçok çevresel güçlüğe karşı çözümün önemli bir parçası”

* (Anaerobik sindirim = Mikroorganizmaların oksijen olmadan biyoayrıştırılabilir malzemeleri parçalayabildiği protestler toplamı)

* (BEFS Yaklaşımı = FAO’nun “Biyoenerji ve gıda Güvenliği” yaklaşımı)

 

About akif cakmak

Sonraki Haber

23 Nisan ulusal egemenliktir 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 98. yıldönümünde tek bayrak altında, başı dik, onurlu ve  güvenli, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir