Çarşamba , 11 Temmuz 2018
Home / YAZARLAR / BİLGE KEYKUBAT / Üretim Yoksa Kalkınmak Hayaldir

Üretim Yoksa Kalkınmak Hayaldir

Seçimlerle geçen ömürlerimizden, bir seçimi daha geride bıraktık. Artık tamamen tarım ve gıdaya odaklanma zamanı.

Yeni Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Bekir PAKDEMİRLİ. Bir İzmirli, genç, iş hayatının içinden gelme, TURKCELL Yönetim Kurulu Üyesi. Yani bilişim sektöründen, bir zamanların Ege kanalı Ege TV’de uzunca bir süre ekonomi programı yapan biri, ziraat veya gıda mühendisi olmasa da “Tarım 4.0” konuşulurken en azından bu konudan dolayı alakalı biri.

Yeni Ticaret Bakanımız ise TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Ruhsar Pekcan. Ticaretin içinden, TOBB’un kalbinden ve Manisalı biri.

Bence, yeni kabinenin en önemli iki ismi, kabinenin beyni, birlikte hareket etmeleri gereken kabinenin altın ikilisi, biri İzmir’den biri Manisa’dan, iki Egeli…

Seçimler bitti, Kabine tamam, şimdi ne yapmalıyız?

Ziraat Mühendisi olduğum günden beri ülkemizin sanayileşmesinden yana olup, ülkemiz için en ucuz sanayi hammaddesinin tarım ürünleri olduğunu iddia ederek “Tarım ve Gıda” ürünlerine dayalı sanayimizin geliştirilmesinden yana oldum.

Bu doğrultuda da geçtiğimiz günlerde İzmir ve Türk tarımı için çok önemli bir gelişme yaşandı.

İZMİR Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in ev sahipliğinde bir araya gelen, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ile İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kapsamında Seracılık Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına karar verdiklerini açıkladı.

 

Bu üçlü birlikteliği pekiştirircesine Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Twitter hesabının profil kapağında “ÜRETİM YOKSA KALKINMAK HAYALDİR” cümlesi harika anlamı ile bizleri beklemekte.

 

Artık Türkiye ekonomisi için Tarım ve gıdanın ne kadar önemli olduğu herkes tarafından kabul edilmiş durumda.

 

Şimdi sorunları bir şekilde aşmamız gerekiyor. Bu; öngörülü, bilimden yana, geçmişi iyi etüd ederek uzun soluklu bir tarım ve gıda politikası belirlenmesi ile olabilecektir

Beslenmek zorunda olduğumuzu,  beslenmek için üretmek zorunda olduğumuzu, üretmek için bilmek ve yorumlamak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız.

Şimdi gelelim sokakların içinde bulunduğu duruma;

“Patetes Soğan”dan başlasak mı? Niye çıktı, nasıl çıktı, ne oldu da çıktı bu fiyatlar, kimse ya bilmiyor ya da bilmemezliğe geliyor. Patetes ve soğan üretimimiz yok mu, yetmiyor mu bizlere? Sokakların dilinde patetes-soğan eksik olmuyor. Cep yakıyor fakir halkın sofra dostu soğan ve patates. Artık hiç bir şey bulamazsak bir soğan alır kırar, ekmekle yeriz dönemi de bitti. Bir tek ekmeği kaldı sokakların, iyi bir tarım politikası yapılmaz ve diğer sorunlar da düzeltilmezse o da bitecek maalesef.

 

Mahalle aralarının yeni söylencesi, düğünlerde sünnetlerde “beşi bir yerde soğan” tabiri ile soğan patates hediye etmek.

 

Artık siyaseti, ekonomisi, tarımı, hatta insanı bile bitmiş bir ülke olarak gösterilen komşumuz Suriye’den patates ithal eden bir ülkeyiz! Şu an için patates fiyatlarının düşmesini neredeyse insanı bile kalmamış denilen Suriye’ye borçluyuz. Ne de olsa ülkemiz bir Suriye cenneti! Patatesi de varsın olsun.

 

Bütün bu gelişmelerde aslında ne üretici ne tüketici suçlu! Çok uzun yıllardır ülkemizi yönetmek üzere başa geçen bütün iktidarlar, tarım ve gıda sektörünü ülkenin kamburu olarak gördüler! Tarım politikamız Atatürk döneminden sonra maalesef hiç bir zaman tam olarak olmadı. Gelen değiştirdi, giden değiştirdi.

 

Bazılarımız biliyordur, ancak yine de söyleyelim bizim ülkemizde patates ve soğan fiyatları belirli yıllarda artar, belirli yıllarda düşer. Bu ülkemiz için olağan bir durum. Kimse şaşırmasın! İnanın seneye de patates ve soğan fiyatları dip yapar. Çünkü tarım politikamız olmadığı için, fiyatlar çıktığından ötürü üreticiler patates ve soğan üretimine hücum edecek! Sonra aşırı arzdan fiyatlar kuruşları görecek, bu sefer de şu an kıymete binen patates-soğan, ellerde kalacak, çöp olacak!

Çiftçiliğin ağır koşullarını bilen biri olarak aslında onlara da hak vermiyor değilim.

Bilimsel verilere ve tarihi kayıtlara baktığımızda bir ülkeyi batırmanın ve yok etmenin en etkili yolunun tarım ve gıdadan geçtiğini biliyor muydunuz? Tarım ve gıdada dışarıya bağımlı ülkeler özgür ve hür ülkeler değildir maalesef. Son zamanlardaki ithalatlar göz önünde bulundurulduğunda tarım ve gıda ürünleri ithalatında şimdi sırada hangi ürün olduğunu da merak etmiyor değilim!

About ismail inan

Sonraki Haber

Bir Fuar Daha Böyle Geçti

Sektördeki herkesin bildiği gibi, sektörlerindeki tek ihtisas fuarları olan Olivtech -8. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir