Enflasyonu anlayabilmek

Abone Ol

Enflasyon konuşurken maliyetlerle başlayıp anlatmak adetten olmuş. Evet “maliyet” bir enflasyon sebebidir. Bir de “yok satmak” var ki, mal yetiştirememek, bu da fiyatların yukarılarda bir yerlere yapışıp kalmasında etkilidir. Fiyatlar inmez. Doluluk, talep patlaması, mal yetiştirememek… “Olsa 10 ton daha şakır şakır satarız, ah elimizde olaydı tam zamanıydı” söylemleri arz yetersizliğidir. Bu da bir enflasyon unsurudur. 
Kışın gıda enflasyonunun bir kısmını bunda aramak gerek. Çarşı pazara ulaşamayan üretici… Ürünü tarlada, tarla çamur, yollar kapanmış ama pazarda mal yok. Al sana yüksek fiyat. Bu sene rahmeti bol Allahım, geç de olsa verdikçe verdi yağmuru. Seralar rüzgara fırtınaya yenik düştü. Sonra sıcaklar mahsulü tarkada kavurdu.. Haliyle çarşı pazar bunu başka türlü fiyatladı.
TÜFE de artar, Merkez'in de herkesin de hesabı şaşar... Ocak tahminlerinde deprem yoktu; bu büyük felaket can yaktı... Geciken yağmur kavurucu sıcak da yoktu... TCMB % 38 enflasyonu yıl sonunda % 58 olarak güncelledi. Yani ne aylık ne de yıllık bir tahmin ve doğru öngörüden bahsetmek mümkün değil...
Ancak özellikle gıda grubunda bir hareket mevcut. Çarşı pazar hakikaten inilir gibi değil. Market fiyatlarını anlatmaya gerek yok.
Hakikaten fiyatlar yüksek, görüyoruz. Ancak sebze meyve sadece üretmekle kalmıyor, toplamak, ambalajlamak, hatta kasalamak bile, bir de nakliye olursa... Hale giriş manav ya da pazarcı tezgahlarında her bir aşamada aracılarla ürün yeniden fiyatlanıyor. Darası firesi, akarı kokarı derseniz… İşte o zaman borçlu bile çıkabiliriz.
Sözün özü, bu üretim ve dağıtım modeliyle, yüksek fiyatlamalar her zaman olacaktır. Ürünün yerinde fiyatı, doğal afetler, aracı faktörü, hal vs. süreçleri ciddi ele alınmalı başka bir ekim dikim ve dağıtım modeli planlanmalıdır. 
Sözleşmeli çiftçilik, üretimin planlanması, Hal Yasası, halk pazarları üzerine, yeni modeller üzerine çalışılmalıdır. Türkiye 50 yıl önceki Türkiye değildir. O günün 30 milyon nüfus % 60 kadarı köylerde yaşayan insanlardan oluşan nüfusa göre planlanan hal ve pazar dengesi artık değişmeli, kurumsal yapılar oluşturulmalıdır.
Aksi halde kazanan üretici olmayacak, kıt malın tabiatı gereği fiyatı yüksek olacaktır. Yüksek fiyatın sorumlusu yine üretici görünmekle beraber kazananı aracılar olacaktır. Halk da yüksek enflasyona daha fazla fiyat ödeyerek, başka harcamalarından kısarak, refahından vaz geçerek katlanmak zorunda kalacaktır. Ama her şeyin de bir sınırı mutlaka vardır.